Turgutlu’da Tek Ses, Tek Yürek Olan Halk, Gediz Ovası’nı Kurtardı

Manisa Turgutlu Çaldağ’da nikel madeni işletme hakkını alan İngiliz European Nickel Madencilik, çiftçisinden sanayicisine, siyasetçisinden hukukçusuna, akademisyeninden sivil toplum örgütlerine kadar tek yürek olan halkın mücadelesi ve direnişi karşısında pes etmek zorunda kaldı. Firma, orman tahsisleri yenilenmediği, proje finansmanı sağlayamadığı ve ilgili kuruluşlarla işbirliği gerçekleştiremediği için 16 Aralık 2010 tarihinde Londra Borsası’na yaptığı açıklama ile yatırımlarını Filipinler’e kaydıracağını açıkladı.

Böylece, TEMA Vakfı’nın da bileşenlerinden biri olduğu Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP) şemsiyesi altında bir araya gelen farklı dünya ve siyasi görüşlerden kişi ve kurumlar, Gediz Ovası’nı tahrip edecek vahşi madencilik girişimini, daha çevresel tahribatlar ve felaketler yaşanmadan önlemiş oldu. Eğer European Nickel Madencilik, Çaldağ'da nikel madenini işletmeye açsaydı; 

-15 yılda, 800.000 adet tanker dolusu asit anlamına gelen 16 milyon ton sülfürik asiti açıkta kullanacak,

-Binlerce ağaç kesecek,

-Yer altı ve yerüstü su varlığının tamamını kullanarak zehirleyecek,

-Dünyaca ünlü Sultaniye üzümü, zeytin ve mısır başta olmak üzere tarımsal üretimi ortadan kaldıracak,

-Doğanın ve insanların sağlığı bozulacak,

-Sonuç olarak tüm canlıların yaşama hakları ellerinden alınmış olacak, ülkemizin en önemli tarım alanlarından biri yok olacaktı.

Manisa Turgutlu Çaldağ’da 2008 yılında yerelde TURÇEP tarafından başlatılan mücadelede,  TEMA Vakfı’nın yerelde, ulusalda ve uluslararası arenadaki desteği, mücadelenin ve direnişin etkisini arttırdı. TEMA Vakfı tarafından açılan davalarda, orman tahsisleri iptal ettirildi.

Bilgi ve deneyimlerini esirgemeyen bilim adamları ve uzmanlar, İzmir, Manisa ve Manisa’nın Turgutlu, Akhisar, Salihli, Gölmarmara ve Urganlı ilçelerinde kahve toplantıları dahil pek çok farklı toplantı ve etkinlikte köylülere madenin doğa ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlattı, KKTC’de benzer bir felaketin tanıkları ülkemize gelerek yaşadıklarını aktardı. Türkiye’nin en bereketli ovası olan Gediz Ovası’nda felaketi engellemek için uzun süredir mücadele eden Turgutlu halkı başta olmak üzere, Türkiye’nin dört bir yanından duyarlı bireylerin, grupların, kurumların desteği kilit rol oynadı. Bölgedeki Ticaret Odaları ve Borsaları ile Ziraat Odaları ve yerel STK’lar ve her görüşten yereldeki siyasi parti temsilcileri, yerel kuruluşlar, esnaf, yerel ve mülki amirler, yerel ve ulusal basın mücadeleden hiç vazgeçmedi.  Son noktada Çevre ve Orman Bakanlığı yetkililerin orman tahsisini yenilememeleri de, Çaldağ’da büyük  felaketi engellemek adına katkı sağladı. 

ÇED Raporları amacından saptırıldı

Mevzuatta da belirtildiği üzere, doğal alanlarda gerçekleştirilecek faaliyetlerin neden olacağı etkileri ve bunlara karşı alınacak önlemleri ortaya koymak amacıyla hazırlanan ÇED raporları maalesef amaçlarının dışına çıkarak, işletmelerin sadece izin alabilmek için hazırladıkları bir belge durumuna gelmiştir. Bu durum, Manisa Çaldağ örneğinde de açıkça görülmektedir. Bilim adamları tarafından ortaya konan, Çaldağ’daki madencilik faaliyetlerinin insan ve çevre sağlığı üzerindeki olası etkilerine ve yaşanan örneklere rağmen ÇED Raporunun onaylanması bu sürecinin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğinin kanıtıdır.

TEMA Vakfı, Manisa Turgutlu Çaldağ’da tek ses, tek yürek olununca insan eliyle oluşacak doğal tahribatların yaşanmadan önlenebileceğini kanıtlayan herkese minnettardır. Ancak tehlike henüz geçmemiştir. TEMA Vakfı, bölgede konunun takipçisi olacağı gibi, Çaldağ’da elde ettiği bilgi ve deneyimlerini Türkiye’nin farklı şehirlerindeki sorunlu yörelere ve uluslararası alana aktarmaya devam edecektir.

TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN!                                                                                         TEMA VAKFI

 

  TEMA'nın sitesinden okumak için tıklayınız: Tek Yürek Olan Halk Gediz Ovası'nı Kurtardı


0 Yorum - Yorum Yaz