TURÇEP: Turgutlu biyogaz mağduru yapılmasın!

TURÇEP: Turgutlu biyogaz mağduru yapılmasın!

Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP) tarafından “Turgutlu biyogaz mağduru yapılmasın” başlıklı bir basın açıklaması yapıldı. TURÇEP’in açıklamasında, virüs salgını dönemindeki evdekal sürecinden şirketlerin rant ihtiyaçlarına fırsat yaratmak değil, insanlık için ders çıkarmak adına yararlanılması çağrısında bulunuldu.

Manisa‘nın Turgutlu ilçesi Irlamaz mahallesi civarında kurulması planlanan biyogaz tesisi ve yaşanılan süreç hakkında açıklamalarda bulunan Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP), konunun hassasiyetine ilişkin kamuoyuna yönelik bilgilendirmelerde bulundu. TURÇEP’in açıklamasında şunlar yer alıyor:

ŞİRKETLERİN DEĞİL, KAMUNUN ÇIKARLARI GÖZETİLMELİDİR

IrlamazÇepnibektaş ve Çepnidere mahallelerini de kapsayacak biyogaz projesi için yapılması gereken halkın bilgilendirmesi toplantısı yapılamamış ve gerçekleşmemiştir. İşletilmesi gerekli bir süreç gerçekleşmediği halde, proje hakkında gerekli prosüdür yerine getirilmiş gibi Ankara’da İDK toplantısı yapılmış, tüm uyarılara rağmen halk bilgilendirilmesi yapılmış gibi davranılarak ÇED raporu için nihai karar verilmiştir. Projeye karşı olan yurttaşlar ve sivil toplum kuruluşları ÇED raporunun bu şekilde verilmesine de itiraz etmiş, bizzat Manisa’ya giderek Çevre İl Müdürlüğü’ne yüzlerce itiraz dilekçesi verip raporun onaylanmaması talebinde bulunmuş olmasına rağmen, bütün bu itirazlar da yok sayılarak ÇED raporuna onay verilmiştir.

Turgutlu Çevre Platformu ve sivil toplum kuruluşları ile bazı yurttaşların katılımıyla bu kez de “projenin durdurulması ve ÇED raporunun iptal edilmesi” talebi ile Mart ayı içinde dava açılmış, bunun sonucunda gelinen noktada ise mahkeme tarafından “bilirkişi keşfi” yapılmasına karar verilmiş durumdadır. Ancak davalı taraf olan şirkete savunma için ek süre tanınması konusunda gösterilen iltimasın, bilirkişi ücreti ödenmesi için bizlere verilen süre konusunda gösterilmemesi, adalet duygusunu zedeleyecek derecede inciticidir. Çünkü 8 bin TL dolayındaki bilirkişi ücretinin ödenmesi için kesin süre olarak belirlenen 7 günlük sürenin 4 günlük sokağa çıkma yasağı ile birlikte başlatılması, verilen sürenin 4 gününün en baştan çalınmış olması gibi bir sonuç yaratmıştır.

Ancak TURÇEP bileşenlerinin, Belediye Başkanımız Çetin Akın‘ın, CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen‘in duyarlılığı ve halkımızın sağduyusunun bir kez daha devreye girmesi ile gerekli para toplanabilmiş ve zamanında ödenerek, çıkartılan zorluk böylece bugün itibarıyla aşılabilmiştir.



KORONALI GÜNLERDE FIRSAT GİBİ YENİ BİYOGAZ PROJESİ

Bütün bu gelişmeler yetmezmiş gibi, bu kez de İzzettin köyü civarında yeni bir biyogaz projesi için 18 Haziran’da ÇED toplantısı yapılması kararı verildiğini öğrendik. Çevre duyarlılığının artması gereken koronalı günler yaşanırken, halkın yaşam alanlarını etkileyecek bu tür projelerin ise ertelenmesi gerekmektedir. Buna rağmen şirketlerin isteklerine cevap vermekte hız kesmeyip, halkın evde kalma sürecinin fırsat gibi değerlendirilmesi sonucu yaratılan duruma öncelikle dikkat çekmek isteriz. Halkın yaşam alanlarını, tarım arazilerini sermayenin mülkü haline dönüştürecek bu tür kararların, Turgutlumuzu çevre sağlığı sorunu yaşayacak bir yola savuracağı konusunda tüm kamuoyunu uyararak, bu gidişata dur denilmesi çağrısında bulunmak istiyoruz. Karşılaşılan durum Turgutlu’ya biyogaz darbesi yaşatarak, Turgutlu’yu biyogaz mağduru haline getirecek derecede endişe vericidir.

SALGINDAN RANT DEĞİL, DERS ÇIKARILSIN!

Korona salgını günlerinde en başta kamu yararı gözetecek bir işleyiş gözetilmesi gerekirken, yaşananlar sadece şirketlerin çıkarına hizmet edecek şekilde “istemeseniz de bu iş olacak” gibi bir anlayışın dayatıldığı bir yöne kaymakta, verilen kararlarda bilimden ve sağduyudan uzaklaşıldığı fark edilmektedir. Bilim çevrelerinin sürekli yaptığı uyarılar, virüs salgınını ortaya çıkan nedenlerin bilinçsiz müdahalelerle doğada yaratılan tahribatlara dayalı olduğu şeklinde, çevre sağlığı ile insan sağlığı arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çeken uyarılar içermektedir. Sağlıklı bir çevre ve sağlıklı bir yaşam, halkın yaşam alanlarının sermaye şirketlerinin mülkü gibi görülmemesini gerektirir. Ancak bu tür tesislerin ısrarla yaşam alanlarına, tarım arazilerine kurulmasına izin verilmesi, çevre ve halk sağlığı açısından tehlikeye kapı açarak, sağlıklı yaşamı risk altına sokacak tehdit oluşturacak vahamettedir.

Tüm dünyayı ve hayatı sarsan  korona virüs salgınından şirketlerin çıkarına fayda sağlayacak şekilde değil, sağlıklı yaşam ve insanlık için ders çıkaracak şekilde yararlanılsın, adalet duygusunu inciten kararlarla Turgutlu’ya biyogaz darbesi yapılmasın, Turgutlumuz biyogaz mağduru olmasın çağrısında bulunarak, saygılarımızla kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

TURÇEP (Turgutlu Çevre Platformu)

         22 Mayıs 2020Çaldağı