Çaldağı ormanında bilirkişi keşfi yapıldı

  
ÇALDAĞI ORMANINDA
BİLİRKİŞİ KEŞFİ YAPILDI
100 dolayında yurttaşın ormana sahip çıkmak için katıldığı Çaldağı'ndaki orman keşfine, bilim çevresinden de destek için çok sayıda katılım sağlandığı görüldü.

Danıştay tarafından Anayasa’nın 169. maddesine dayanarak “ormanlık alanların kamu yararına korunması gerektiği ve Çaldağı’nda orman olması dolayısıyla madencilik faaliyeti yapılamayacağı, bu nedenle maden şirketi için verilmiş olan orman tahsis izninin iptal edilmesi" şeklinde karar verilmişti.  Bu karar doğrultusunda Manisa 1. İdare mahkemesi tarafından Çaldağı’ndaki orman varlığı hakkında keşif yapılmasına karar verilerek 3 kişilik bilirkişi tayin edildi. Orman varlığının mı yoksa madenin mi daha fazla kamu yararı sağladığının belirlenmesine yönelik bilirkişi keşfi dün (3 Nisan Çarşamba) gerçekleştirildi.

100 dolayında kişi katıldı

Çaldağı’nda yapılan keşfe ormana sahip çıkmak ve madene karşı durmak amacıyla Turgutlu Çevre Platformu ve bileşenlerini oluşturan sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile civar köylerden yurttaşların da katılımıyla yaklaşık 100 kişi dolayında vatandaşın katıldığı görüldü. TURÇEP’e ve Turgutlu halkının vahşi madenciliğe karşı verdiği çevre mücadelesine destek vermek amacıyla Ege Çevre Platformu ile Salihli Çevre Derneği’nden gelenler yanı sıra ayrıca bilim çevresinden çok sayıda kişinin de keşfi izlemek üzere geldiği dikkat çekti. Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı eski başkanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa, Kimya Mühendisleri Odası Ege Şube eski başkanı Saadet Çağlın, Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Helil İnal Kınay, Orman Mühendisleri Odası İzmir Şubesi eski başkanı Orman Yüksek Mühendisi Kenan Öztan ve oda yönetimini temsilen bir uzman orman mühendisi bu amaçla gelenler arasında göze çarpan isimlerdi.

Bilirkişilerin Çaldağı’na gelişi sırasında TURÇEP “Çaldağı ormanı geleceğimizin güvencesidir, Ormanıma ağacıma kıyma” yazılı pankartını açarak kendilerini karşıladı. 3 saati aşkın süre devam eden keşif sırasında keşfi yöneten hakim her iki tarafın sözcüleri ile avukatlarına söz verirken, konuyla ilgili TURÇEP’i ve bazı vatandaşları da dinleyerek kendilerine söz verdi. Bu süre içinde maden şirketi temsilcileri Çaldağı’nın önemli bir yeraltı zenginliği olduğu, madenlerin bulundukları yerde çıkarılmasının zorunlu olduğu ve ormanlardan ağaç kesilmesinde kamu yararı bulunduğu gibi iddialarda bulunurken, davacı tarafın avukatları ve müdahil olan temsilciler de bu iddiaların yanlışlığını ortaya koydular.

Kesilecek ağaç sayısı 2 milyonu bulabilir

Emekli orman yüksek mühendisi Kenan Öztan’ın maden şirketinin sözlerinin aksine Çaldağı ormanlık alanında kesilecek ağaç sayısının 2 milyonu bulacağına ilişkin sözleri dikkat çekici oldu. Orman mühendisleri odasının bu konuda hazırladığı raporu da ayrıca bilirkişilere sunan Öztan, “Çünkü maden şirketi sadece gövde yarı çapları büyük olan yaşlı ağaçları ağaçtan sayıyor, diğer gövde yarıçapları küçük olanlar ile genç fidanları ağaçtan saymıyor” dedi.

Davacı tarafın avukatları olan Arif Ali Cangı ile Tayfun Duru da orman tahsis izninin alınması konusundaki hukuksal değerlendirmelerde bulunarak bu konuda teamüllere ve usule aykırı bazı işlemler söz konusu olduğu ve bazı konularda gizli-saklı ve muğlak görünen uygulamaların bulunduğu iddiasında bulundular.

Yerin üstü altından çok daha değerli

Bilirkişilerin orman varlığının mı yoksa madenin mi daha fazla kamu yararı sağladığının anlaşılması amacıyla sorduğu soruya cevap veren maden şirketi temsilcileri 25 yıl müddetince yapılacak olan madencilik sonrasında ülke ekonomisine 163 milyon dolar gelir sağlayacağını belirtirken, aynı konuyla ilgili açıklama yapan TURÇEP ise yerin üstünün altından çok daha değerli olduğuna ilişkin resmi rakamlarla veriler sundu. TURÇEP adına yapılan açıklamada; maden 25 yıl sonra sadece bir defaya mahsus 163 milyon bırakırken, borsa ve hal verilerine göre aynı süre içinde Turgutlu’nun sadece tarımdan sağladığı gelirin 5,5 milyarın üstünde olduğu, Manisa ovasının ise sadece bir yılda sadece tarımdan elde ettiği gelirin 4 milyar civarında olduğu belirtilerek, “bu resmi rakamlar göstermektedir ki burada yerin üstü altından çok daha değerlidir. Dolayısıyla maden şirketinin söyledikleri sadece kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir” denildi ve bu tip bir madenciliğe başka yerlerde izin verilmediği bir kez daha yinelendi.


Diğer konuşmacıların da yaptıkları konuşmaların ardından keşfin tamamlandığını belirten hakim, daha sonra bilirkişiler ve tüm katılımcılarla birlikte ormanlık alan ve daha önce ağaç kesimi yapılan alanın bir bölümünde incelemeler yaptı. Saat 15.45’te keşif tutanağının imzalanması ile de keşif sona erdi.

Kimyasal madde şüphesi

Keşfin en ilginç gözlemlerinden biri ise; çevre mühendisi bilirkişi ile orman mühendisi bilirkişinin kesilmiş ağaçlarla ilgili konuşmaları oldu. Çevre mühendisi bilirkişinin kesilen ağaçların köküne kimyasal madde dökülmüş olabileceği şüphesini dile getirmesi, kökleri çürümüş ağaçları göstererek böylesi bir çürümenin sadece kimyasal kullanılması ile olabileceğini söylemesi dikkat çekici oldu.

Konu ile ilgili bundan sonra mahkemenin atadığı ve keşfe katılan bilirkişilerin keşif ile ilgili gözlemlerini ve görüşlerini içeren raporlarını hazırlamaları ve mahkemeye sunmalarının ardından, ilgili mahkeme sonuç ile ilgili karar verecek. 


03 Nisan 2019Çaldağı


Yorumlar - Yorum Yaz