Turgutlu bu madeni istemiyor

Turgutlu bu madeni istemiyor

TURÇEP’in düzenlediği Çaldağı’ndaki vahşi madenciliğe karşı bilgilendirme paneline yoğun ilgi gösterilirken, izleyicilerin salonu tamamen doldurduğu görüldü. Panele özellikle davet edilen maden şirketi temsilcileri ise yine gelmediler.

Panelin videosunu izlemek için tıklayınız

TURÇEP tarafından düzenlenen Çaldağı’ndaki vahşi madenciliğe karşı bilgilendirme paneli yoğun ilgi gördü. Panelin yapıldığı Ticaret ve Sanayi Odası’nın salonu tamamen dolduğu gibi, dışarıda ve ayakta bekleyenler de olduğu görüldü. Panele katılanlar arasında CHP Manisa milletvekili Özgür Özel yer alırken, programı dolayısıyla katılamayan CHP Manisa milletvekili Sakine Öz’ün de panel için kutlama ve başarı dileyen telgrafı izleyicilere okundu. Paneli izlemek için Çampınar, İzzettin, Musacalı ve Sarıbey köyünden de gelenler oldu. Bu arada panele özellikle davet edildikleri halde maden şirketi temsilcilerinin yine gelmedikleri de dikkat çekici bir başka ayrıntıydı.

Topraklarımıza ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağız

Panelin açılış konuşmasını yapan TURÇEP eş dönem sözcüsü Perihan Hasergin, konuşması sırasında bu konuya da değinerek, “Görüldüğü gibi maden şirketi temsilcileri için de bir masa ayırdık, ama her zaman olduğu gibi yine gelmediler. Kendilerine gönderdiğimiz davet mektubunda konuşma hakları olacağını, projelerini ve ÇED raporunu diledikleri gibi savunabileceklerini de bildirmiştik” dedi.

Konuşmasına panele gösterilen yoğun ilgi dolayısıyla teşekkür ederek başlayan TURÇEP eş dönem sözcüsü Perihan Hasergin, vahşi madenciliğe karşı verilen mücadelenin anlamı ve bugüne kadarki mücadeleyi özetleyen kısa konuşmasını “Bir kez daha söylemek istediğimiz şudur: Yöremizde toprağın üstü altından çok daha değerlidir ve bizler bu madencilik projesinin cennetimizi cehenneme çevirecek kadar tehlikeli olduğunu biliyoruz. Bu nedenle de bu madencilik projesi iptal edilinceye kadar mücadelemizi sürdürecek, bu vahşi madencilik projesine asla geçit vermeyecek, topraklarımıza ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağız” sözleriyle tamamladı.

Bu bir madencilik değil, ancak facia olarak tanımlanır

Konuşmasını yapmak üzere daha sonra söz alan Jeoloji Yüksek Mühendisi Tahir Öngür, 2. ÇED raporu üzerindeki eleştirilerini bilimsel belgelerle ve görsel olarak da ortaya koyarken, Çaldağı’ndaki madencilik projesi hakkında da “Böyle bir madencilik dünyada kabul görmeyen bir anlayıştır ve temsil ettiğim jeoloji bilimi bu madencilik projesine “madencilik” olarak değil, bir “facia” olarak bakmaktadır” ifadesini kullandı. Madenin 2. ÇED raporu hakkındaki değerlendirmesinde, neredeyse hemen tüm sayfaların yalan ve yanlışlarla dolu olduğunu tekrarlayan Tahir Öngür, “Bu yüzden alıntı yaptıkları EK’lerin ÇED raporunda yer almaması, ısrarla istediğimiz halde bizlere verilmemesi çok anlamlıdır. Eğer dava aşamasında mahkeme kararı ile bu gizlenen Ekler istenecek olursa, yalanlar açıkça ortaya çıkacaktır” dedi.

Askıya bile çıkartılamayacak kadar yanlış ve eksiklerle dolu olan böyle bir ÇED raporuna nasıl onay verildiğine bir türlü anlam veremediğini vurgulayan Jeoloji Yüksek Mühendisi Tahir Öngür, ÇED raporunda yer alan Çaldağı bölgesinin deprem riskini gösteren haritanın orijinalini de göstererek, “Görüldüğü gibi bu haritada fay hattı var, ama ÇED raporundaki haritada bu fay hattı yok, çünkü ortadan kaldırılmış” dedi. Paneldeki sunumunu “Ege’ye kıymayın” başlığı altında yapan Öngür, Çaldağı’ndaki bu madencilik projesinin yaratacağı çevresel felaketin sadece Manisa ovasını değil, dünyanın en bereketli vadilerinden olan Gediz vadisini etkileyecek kadar tüm Ege bölgesini kapsayan bir tehdit olduğuna değindi.

Tarım bölgesinde sülfürik asitle madencilik yapılamaz

Tahir Öngür’ün ardından söz alan TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi Başkanı Saadet Çağlın, konuşmasında özellikle sülfürik asitin bir kimyasal madde olarak nasıl bir tehdit olduğunu bir kimya mühendisi olarak uzmanlık alanı açısından irdelerken, Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi'nin de görüşünü açıklayarak, kendilerinin de oda olarak Çaldağı’ndaki bu madencilik projesinin durdurulması için dava açtıklarını bildirdi.

Kimya mühendisi Saadet Çağlın, 18 milyon ton sülfürik asitin kullanılacağı böyle bir proje kapsamında doğaya salınacak asit miktarının ve oluşacak olan asit sisi ile birlikte asit yağmurlarının benzeri olmayan büyüklükte bir faciaya yol açabileceğine değinirken, 2. ÇED raporu hakkındaki görüşlerini ise “Ortada değişen hiçbir şey yok. Sadece işletmeyi kendileri için daha kârlı bir hale getirme çabası var. Ne proje değişikliği ne de herhangi bir çevresel önlem söz konusu. Bizler kimya mühendisleri olarak bereketli tarım bölgelerinde kimyasal yöntemlerle madencilik yapılmasının karşısındayız. Hele böyle bir yerde sülfürik asitle madencilik yapmanın bir facia olacağını savunuyoruz” dedi. Ayrıca proje kapsamında sülfürik asit fabrikası kurulmasına da bir anlam veremediğini belirten Çağlın, “Bu konu çok muğlak, ne yapmak istedikleri ve amaçları net değil ve çok düşündürücü” şeklinde konuştu.

Madencilik değil, talan ve katliam

Sunumların bitiminden sonra ise Tahir Öngür ve Sadet Çağlın,  izleyicilerin konu hakkındaki çeşitli sorularını da cevaplandırdılar. Paneli izlemek üzere salonda bulunan CHP Milletvekili aday adayı İbrahim Demran ile MHP Milletvekili adayı Ahmet Orhan da birer kısa konuşma yaptılar. Daha önce Manisa Ziraat Mühendisleri Odası başkanlığı ve Akademik Odalar Birliği temsilciliği görevinde bulunan CHP Milletvekili aday adayı İbrahim Demran, yaptığı kısa konuşmasında, bir ziraat mühendisi olarak Manisa ve yöresinin tarımsal değeri ve ülke ekonomisine yaptığı katkıya değindi. Demran, “Manisa bölgesi tarımda ülkemizin göz bebeğidir ve bu tür kimyasal madencilik faaliyetlerine kapatılarak tarım amaçlı kullanılmalıdır” diyerek, milletvekili seçilmesi durumunda parlementoda bunun mücadelesi vereceğini söyledi.

Konuşmasına panele emeği geçenlere ve Çaldağı’ndaki bu maden işletmesine karşı yıllardır özverili bir mücadele veren TURÇEP’e teşekkür ederek başlayan MHP Milletvekili adayı Ahmet Orhan ise, bir kimya mühendisi olarak sülfürik asitin en tehlikeli ve öldürücü bir kimyasal madde olduğu konusunda uyarıda bulundu. Orhan, geçmişte milletvekili olduğu dönemdeki gibi tekrar milletvekili seçilmesi durumunda Çaldağı’ndaki bu maden işletmesinin kapatılması için yine var gücüyle mücadele vereceğini ifade etti.

Paneldeki izleyiciler arasında yer alan Turgutlu eski belediye başkanlarından İsmail Kırdar da, konuşmacılardan Saadet Çağlın’a yönelttiği soru ile Çaldağı’ndaki madencilik ile sadece çevresel felaket değil,  yer altı zenginliklerimizin çevre talanı yaratırcasına yağmalanmasının söz konusu olduğuna dikkat çekti.

Panel sonunda ise konuşmacılar ve izleyiciler TURÇEP yöneticileri ile birlikte topluca hatıra fotoğrafı çektirdiler.

06 Mart 2015Çaldağı

Yorumlar - Yorum Yaz