TURÇEP yerel seçim öncesi siyasi partiler ve başkan adayları ile görüşmelere başladı

TURÇEP siyasi partiler ve başkan adayları ile "çevreci" görüşmelere başladı
Görüşmelerde adaylara hazırlanan "ekoloji raporu" da sunuluyor

TURÇEP, yerel seçim öncesi siyasi parti yöneticileri ve adayları ile görüşmelere ve hazırladığı ekoloji raporunu paylaşmaya başladı. İlk görüşme cuma akşamı CHP ilçe yönetimi ve başkan adayı ile gerçekleşti, önümüzdeki günlerde diğer parti yöneticileri ve adayları ile görüşmelere devam edilecek.

TURÇEP, yerel seçim öncesi siyasi parti yöneticileri ve adayları ile görüşmelere ve hazırladığı ekoloji raporunu paylaşmaya başladı. İlk görüşme cuma akşamı CHP ilçe yönetimi ve başkan adayı ile gerçekleşti, önümüzdeki günlerde diğer parti yöneticileri ve adayları ile görüşmelere devam edilecek.

Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP), yerel seçim sürecine yönelik siyasi parti yöneticileri ve başkan adayları ile görüşme turlarına başladı. Yerel seçim öncesi hazırladığı ekoloji raporunu siyasi partiler ve başkan adayları ile paylaşmaya başlayan TURÇEP, sunduğu ekoloji raporunu siyasi partiler ile adayların eğilimleri ile birlikte ilerleyen günlerde kamuoyu ile de paylaşacak.

TURÇEP’ten yapılan açıklamaya göre, ilk görüşme geçtiğimiz Cuma akşamı CHP ilçe örgütü ve başkan adayı ile gerçekleşti. TURÇEP Yürütme Kurulu ve bazı bileşenlerinin de katılımıyla oluşan kalabalık bir heyetle CHP ilçe lokalinde gerçekleşen görüşmede, CHP ilçe başkanı Vahit Doğrucu, ilçe yönetimi, kadın kolları, gençlik kolları temsilcileri ve CHP Belediye Başkan Adayı Dr. Cengiz Ulman ile CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören de hazır bulundu. CHP İlçe Merkezinde 1 saati aşkın bir süreyle yapılan görüşme hakkında TURÇEP şu açıklamada bulundu:

“Yaptığımız görüşmelerde yerel seçim öncesi hazırladığımız ekoloji raporunu siyasi partiler ve adayları ile paylaşıyoruz. Yöremizin karşı karşıya bulunduğu gerçekler açısından nasıl bir yerel yönetim beklentisi içinde olduğumuzu ortaya koyarken, paylaştığımız ekoloji raporu kapsamında da çevresel konularda yaşanılan sorunlara ilişkin yerel yönetimlere ne gibi görev ve sorumluluklar düştüğü konusu görüşme kapsamında yer alıyor. Vahşi madencilik ve Çaldağı’ndaki nikel işletmesinin yöremiz açısından en büyük çevresel tehdit olduğu konusunda şu anda ilçe düzeyinde bir konsensüs oluşmuş durumda. Dolayısıyla parti örgütleri ve başkan adaylarından özellikle bu konunun deklare edilmesini beklediğimizi de vurguluyoruz.”

AKP İLE DE GÖRÜŞÜLECEK

Aynı çerçevede ilçedeki diğer parti yöneticileri ve başkan adayları ile de görüşüleceğini bildiren TURÇEP, şöyle dedi. “İlçemizde teşkilatı bulunan tüm siyasi partilerle bu görüşmeleri sürdüreceğiz. İlk etapta başkan adayları kesinleşen partilerle turlara başladık. Süreç içinde tümüyle görüşmeyi hedefliyoruz. İlçemizdeki hemen tüm siyasi partiler zaten TURÇEP’le birlikte vahşi madenciliğe karşı mücadelede omuz omuza saf tutmuş durumda ve TURÇEP’in bileşeni olarak Çaldağındaki maden işletmesine karşı mücadele içinde yer alıyor Dolayısıyla bileşenimiz durumda olan bu siyasi partilerle görüşmelerimiz hazırladığımız ekoloji raporunun bugüne kadarki mücadelemizde sergilenen birlik-dayanışma anlayışı çerçevesinde paylaşımı anlamını da taşıyor.

Bilindiği gibi sadece AKP böyle bir birliktelik içinde yer almıyor, AKP dışında tüm partiler ve sivil toplum örgütleri Çaldağı’ndaki madene karşı TURÇEP çatısı altında birleşmiş durumda. AKP’nin adayı da belli olduktan sonra, hazırladığımız ekoloji raporu doğrultusunda AKP ilçe yönetimi ve adayı ile de aynı kapsamda görüşmeyi planlıyoruz. Bütün bu görüşmeler sonrasında ortaya çıkan eğilimleri ve izlenimlerimizi hazırladığımız ekoloji raporu ile birlikte ileride ayrıca kamuoyu ile de paylaşacağız.”

ÇEVRE MÜCADELESİNDE TAVİZ YOK!

Görüşmelerdeki tutumları hakkında ise TURÇEP şu açıklamada bulundu: “Doğadaki ekolojik yaşamın günümüzde artık bir rant kapısı haline dönüştürüldüğü koşullarda karşımıza çıkan çevresel sorunlar artık asla ihmale gelmeyecek, göz yumulamayacak kadar vahim hale geldi. Çaldağı’ndaki maden işletmesi ise bütün Gediz vadisini etkileyecek kadar büyük bir çevresel tehdit durumunda. Dolayısıyla yaşam alanlarımız bu kadar büyük bir tehdit altındayken, çevre mücadelesinden taviz verilmesi asla söz konusu olamaz. Yaşam alanlarının kamu yararına ve sağlıklı yaşam adına korunmasında ve ekolojik yaşamın rant kapısı haline getirilmesinin önlenmesinde özellikle yerel yönetimlere büyük sorumluluk ve görevler düşmektedir. Bu bilinç ve anlayış çerçevesinde hareket edenlerle her zaman dayanışma ve işbirliği içinde olacağımızı taahhüt ederken, bu bilinçle hareket etmeyen ve bu anlayış içinde olmayanları deşifre etmeyi de elbette toplumsal bir görev olarak görüyoruz.”

      11 Ocak 2014Çaldağı