TURÇEP’ten Başbakan Erdoğan’a Çaldağı sorusu

TURÇEP’ten Başbakan’a Çaldağı sorusu

“Böyle bir madenciliğe izin verilmek istenmesinin ardında nasıl ilişkiler ve ne tür baskılar var?”

Türkiye’yi sarsan 17 Aralık rüşvet operasyonunun ardından, önceki gün de savcılık tarafından açılan yeni yolsuzluk dosyası ile 2. dalga operasyonu başladı. Bazı iddialar kamuoyunun gündemine yansımaya başlarken, savcılık dosyasında yer alan bir ayrıntı TURÇEP tarafından Çaldağı konusunun da gündeme taşınmasına neden oldu. TURÇEP, yaptığı basın açıklaması ile Çaldağı’nda uygulanmak istenen madencilik yöntemine dünyanın hiçbir ülkesinde izin verilmediğini vurgulayarak, Türkiye’de neden izin verilmeye çalışıldığını, bunun ardında hangi ilişkiler ve baskıların yattığını sordu. TURÇEP tarafından yapılan basın açıklaması şöyle:

Anlamlı bir çok benzerlik var

“İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılan yolsuzluk dosyasında yer alan "bir firmaya rüşvet karşılığı maden işletme izni" verildiği iddiası, Çaldağı konusunu gündemde tutmayı zorunlu kılmaktadır. İddiada yer alan maden şirketinin Bosphorus adını taşıması da bu çağrışımın oluşmasının bir başka nedeni. 25 Aralık tarihli Sözcü Gazetesi’nin haberinde bu savcılık iddiası, “Orman Bakanlığı tarafından uygunsuz olduğu gerekçesi ile izin verilmemesine rağmen, Bosphorus 360 adlı maden şirketinin 1 ay gibi kısa bir sürede İstanbul’da orman sahasında maden işletme izni alabildiği, işletme izni verilmesi ile ilgili Başbakan Erdoğan’ın Orman ve Enerji Bakanlıklarına talimat verdiğinin tespit edildiği, maden işletme izni çıkması için de Başbakanlık Özel Kalem yetkilisinin konuyu takip ettiği” şeklindedir.

İddiada yer alan olay ister istemez Çaldağı konusunu hatırlatmaktadır. Asıl neden şirket isimlerindeki benzerlik değil, bu şirketlere işletme izni verilmesindeki benzerliktir. Çaldağı’na ilk olarak Bosphorus adıyla konuşlanan maden şirketine de dönemin Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe tarafından “çevreye ve insana saygılı olmadığı” gerekçesi ile izin verilmemiş, bundan dolayı kendisi koltuğundan olmuş, yerine gelen Bakan Veysel Eroğlu ise istenilen izni hemen vermiş, verdiği iznin gerekçesini ise “baskılara dayanamadıkları” şeklinde açıklamıştı. Bu durumda, bu tür mantıksız maden işletme ruhsatı verme olaylarının hemen hepsinde benzer şekilde bir rüşvet çarkı döndüğü görülmektedir.

Bu iznin verilmesi akıl ve mantıkla açıklanamaz

Bu benzerlik, Çaldağı konusunu da gündemde tutmayı zorunlu kılmaktadır. Çaldağı’nda uygulanmak istenen madencilik yöntemine hiç bir ülkede izin verilmezken, dünyada hiçbir hükümetin izin vermediği bir madencilik yöntemine Türkiye’de ve hele dünyanın en harika 7 tarım bölgesinden biri olan Manisa ovasının göbeğinde izin verilmek istenmesinin akıl ve mantıkla açıklanabilecek hiçbir yönü yoktur. Tüm bilimsel raporlar ve mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı bile hiçe sayılarak, hiçbir ülkede izin verilmeyen, hatta bulunduğu ülkelerden kovulmuş bir madencilik yöntemine Türkiye’de izin verilmek istenmesi ancak bazı kirli ilişkiler ve tezgâhlarla açıklanabilir.

Böyle bir madenciliğe hiçbir hükümet izin vermiyor

Dolayısıyla İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılan yolsuzluk dosyasındaki “rüşvet karşılığı maden şirketine çalışma izni verildiği iddiası”, kamuoyunda “Gediz vadisi cinayeti” olarak adlandırılan Çaldağı’ndaki madencilik faaliyetine izin verilmek istenmesinin ardında ne tür benzer baskılar ve hangi ilişkiler olduğunun da mutlaka sorgulanması gerektiğini bir kez daha ortaya çıkarmıştır.“

TURÇEP tarafından basın açıklamasının Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bir okul açılışı için Turgutlu’ya geleceği aynı güne denk getirilmesi ise anlamlı bir zamanlama olarak dikkat çekti. Cumartesi günü Turgutlu’ya okul açılışı için gelecek olan Başbakan Erdoğan’ın halka seslenmesi de bekleniyor.

     27 Aralık 2013Çaldağı     

Yorumlar - Yorum Yaz