5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde TURÇEP'ten anlamlı basın açıklaması

5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde TURÇEP'ten anlamlı basın açıklaması:

5 HAZİRAN’LAR “ÇEVRECİ MÜCADELE GÜNÜ”DÜR!

Videoyu izlemek için tıklayınız:

Dünya Çevre Günü'nde tüm dünyaya yönelik mesaj

7 yıldır sürmekte olan Çaldağı direnişi ile adını duyuran Turgutlu'da, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla TURÇEP tarafından bir basın açıklaması yapıldı. TURÇEP'in basın açıklamasında, 5 Haziran'ların artık Türkiye gerçeğinde "çevreci mücadele günü" anlamında olduğu belirtilirken, "Çaldağı direnişinin tüm dünya insanlığı için yürütülen bir mücadele" anlamı taşıdığına da vurgu yapılarak, tüm dünyaya yönelik mesaj verildi.

TURÇEP (Turgutlu Çevre Platformu) tarafından Atatürk Bulvarı'nda kurulan Çaldağı Çevre Çadırı önünde halka açık olarak düzenlenen basın açıklamasında çeşitli sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri ve TURÇEP bileşenleri ile halktan bazı vatandaşlar da yer aldılar. Polis'in yoğun önlem aldığı etkinlik öncesi ve sonrasında ayrıca vatandaşlar için lokma dökümü de yapıldı.

Basın açıklaması, TURÇEP Dönem Sözcüsü Muammer Arabulan’ın kısa bir açılış konuşması ile başladı. Konuşmasında “Ben emekli bir askerim. Ağaçlar da doğamızın askerleri. Bu nedenle Çaldağı ormanında katledilen onbinlerce ağaçtan da birer şehit olarak söz ediyorum” şeklinde vurgulama yapan Arabulan’ın ardından, TURÇEP bileşenlerinden Mimarlar Odası temsilcisi Mahir Ek tarafından da Çaldağı eteklerindeki Çampınar köyünden bir çoban olan Abdullah Aksu’nun yazdığı Çaldağı şiiri okundu.
Bu şiiri okumak için tıklayınız:    "Benim dağım Çaldağı'm" 
 

5 Haziran Dünya Çevre Günü basın açıklaması TURÇEP Yürütme Kurulu üyesi Metin Sert tarafından okundu. Tüm dünyaya yönelik mesaj da verilen basın açıklamasında “Vahşi madenciliğe hayır, Yaşasın Çaldağı direnişimiz, Doğa biziz Çaldağı bizimdir, Cehennem çukuru madene mezar olacak, Cehennem kazanına geçit yok, Hepimiz birer Tarzanız” sloganları atıldı.

5 HAZİRAN’LAR “ÇEVRECİ MÜCADELE GÜNÜ”DÜR!

TURÇEP Yürütme Kurulu Üyesi Metin Sert tarafından okunan basın açıklaması ise şöyle:

"Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü. 5 Haziran günleri her yıl dünyanın her yerinde çevre ile ilgili çeşitli etkinliklerin yapıldığı bir gün olarak değerlendirilmekte. Bu günde doğa-insan ilişkisinin nasıl olması gerektiği anlatılmakta, insanlara çevre bilinci kazandırılmakta, geleceğimizi en çok tehdit eden sorunlar arasında yer alan çevresel sorunlara dikkat çekilmektedir.

Ancak Türkiye gerçeğinde 5 Haziran günlerinin artık daha başka anlamlar içermesi gerektiği günler yaşıyoruz. Ülkemiz gerçeğinde artık 5 Haziran günleri “çevreci mücadele günü” anlamı da taşımak zorundadır. Çünkü; mevcut madencilik yasası ile insanların ortak yaşam alanları korkunç çevresel felaketlerin tehdidi altında. Çünkü; tarım alanları, meralar, ormanlar, tüm su kaynakları, sit alanları tamamen maden şirketleri için feda edilmiş, yaşam alanlarımız tüm kaynaklarıyla maden vb. şirketlerin faaliyet kapsamına sokulmuştur. Çünkü; bütün bu uygulamalarla insanlar ve halk yok sayılmaktadır. Çünkü; bunlar yetmezmiş gibi şimdi de “Tabiatı Koruma Kanunu” aldatmacası altında bütün canlıların anası ve yaşam kaynağı olan doğa, gözü dönmüş bir saldırganlık karşısında tamamen savunmasız bırakılacaktır.

Türkiye’de, hemen her yerde çevresel sorunlarla boğuşulurken, insanlarımızın ortak yaşam alanları ciddi felaketlerle karşı karşıya getirilirken, 5 Haziran’lar artık daha başka anlamlar da içermeye başlamıştır. Çaldağı’ndaki maden işletmesi uygulamak istediği proje kapsamında kullanacağı 18 milyon ton sülfürik asitle dünyanın en verimli vadisini yok edecek bir tehdit haline gelmişken, Gördes’teki nikel işletmesi 4 milyon İzmirlinin suyuna zehir katacak bir tehlike saçarken, 5 Haziran Çevre Günleri artık “yeşili sev, ağacı koru” gibi sözler ile geçiştirilmeyecek kadar derin ve büyük anlam taşıyor.
Çaldağı’nda ağaç katliamları hızla devam ederken, “cehennem çukuru” giderek korkunç bir şekilde daha da büyürken, Gördes için cehennem kazanı” yola çıkmışken, çevresel tehlikeler burnumuzun dibine kadar yaklaşmışken, bizler 5 Haziran’ları ancak “çevreci mücadele günü” olarak değerlendirmek zorundayız. Taksim’deki masum bir çevreci direnişin bile ne kadar acımasız ve gözü dönmüş bir saldırganlıkla bastırılmak istendiğine de tanık olduk. Bu nedenle tüm yurt geneline yayılan bu direniş, aslında “çevre canavarı”na karşı doğanın bir öfkesi ve başkaldırışıdır. Doğa, tüm insanları insanca yaşam haklarını savunmak için birliğe ve mücadeleye davet etmektedir.
Bu 5 Haziran’da TURÇEP olarak bir kez daha söz veriyoruz ki, Çaldağı’nda vahşi madenciliğe asla geçit vermeyecek, onurlu mücadelemizi Manisa Tarzanı’nın ruhunu ölümsüzleştirecek şekilde büyük bir kararlılık ve inançla, maden işletmesi kapatılana kadar sürdürecek, dünyanın en verimli tarım topraklarının sülfürik asitten geçirilmesine asla izin vermeyecek, topraklarımıza kesinlikle sahip çıkacağız.

Çevre canavarlığının bir ürünü olan cehennem kazanı”nın Gördes’e girmesine de engel olacağız. TURÇEPGÖRÇEV ve EGEÇEP, Soma, Akhisar ilçeleri ve “cehennem kazanı”nın geçeceği güzergâh üzerinde bulunan tüm ilçelerdeki sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerle elele vererek “cehennem kazanı”nın Gördes’e sokulmasına karşı da direniş içinde olacaktır.

Bu nedenle bizler TURÇEP olarak, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün ülkemiz gerçeğinde “çevreci mücadele günü” anlamını taşıdığını vurgulayarak, tüm insanları “çevre canavarlığı”na karşı mücadeleye davet ediyoruz. 5 Haziran günleri, tüm çevreciler ve yaşam savunucularının, tüm insanların yaşam hakları için çevre mücadelesinde saflarını daha da sıklaştırması, çevresel tehditlere karşı mücadele azmini daha da yükseltmesi gereken gün olarak değerlendirilmelidir. 5 Haziran’larda insanlarımız “insanca yaşam hakkı”nı daha gür sesle haykırmalıdır. Çünkü günümüzde insanca yaşam hakkı, artık bizim gerçeğimizde "sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşama hakkı"nı da içermektedir.

5 ağaç için doğanın başkaldırışının da yaşandığı günlerde 5 Haziran tarihinin bu yıl Kandil Gecesi’ne de rastlaması ne kadar anlamlı? Doğa bize bir mesajı daha bu anlamla veriyor. Tüm vatandaşların kandilini de bu vesileyle kutluyor ve gündüzü de, gecesi de böylesine anlamlı bir günün akşamında şöyle haykırıyoruz: “Yaşasın tüm dünya insanlığı için verdiğimiz Çaldağı direnişimiz!”

TURÇEP  (Turgutlu Çevre Platformu)

      05 Haziran 2013Çaldağı