AKP Milletvekili Recai Berber'in Çaldağı'ndaki madenle ilgili sözlerine TURÇEP cevap verdi

TURÇEP, AKP Milletvekili Recai Berber’in madenle ilgili açıklamalarına cevap verdi:
“BU SÖZLERİNİZDEN SONRA RAHAT OLAMAYACAĞIZ”
TURÇEP (Turgutlu Çevre Platformu), AKP Manisa Milletvekili Recai Berber’in TUTSO (Turgutlu Ticaret ve Sanayi Odası)nın Mart ayı olağan meclis toplantısında Çaldağı’ndaki maden işletmesi hakkında yaptığı açıklamalara cevap verdi. Recai Berber’in madene karşı tutumunu “tuhaf”, açıklamalarını ise “çelişkili” bulduklarını ifade eden TURÇEP, konu ile ilgili yaptığı basın açıklamasında “Sayın Berber şimdi de TUTSO’nun aklını mı çelmeye çalışıyor?” diye sordu. TURÇEP tarafından AKP Manisa Milletvekili Recai Berber’in maden hakkındaki sözlerine bir tepki olarak yapılan basın açıklaması ise şöyle:
Sözleri ve tutumu çelişkilidir
“Sayın Recai Berber’in Çaldağı’ndaki maden işletmesi hakkında yaptığı açıklamaları birbirini tutmayan ifadeler ve çelişkilerle doludur. Ama asıl gerçek Recai Berber’in kendisinin ve bugüne kadar Çaldağı’ndaki maden işletmesi ile ilgili sergilediği tutumumun tamamen çelişkilerle dolu olduğu. Dolayısıyla TUTSO’daki meclis toplantısında yaptığı açıklamalar da bunu yansıtmıştır. Sayın Berber, açıklamasında İngiliz şirketini “Burasını 3ncü dünya ülkesi gibi gördüler, sonradan yapamayacaklarını anlayınca bırakıp gittiler” diye tanımlaması da gariptir. Eğer bu söylediklerinde samimi ise, geçmişte bizler “burası İngiliz sömürgesi değil” diye tepki gösterirken, kendisi köy muhtarlarını madene karşı çıkmamaları için neden ikna etmeye çalışmıştır? İngiliz firmasının Türkiye’yi 3ncü dünya ülkesi gibi gördüğünü ne zaman ve nasıl anlamıştır? Eğer sonunda bunu fark edebilmiş olmasının nedeni uygulanacak madencilik yöntemi ise, o zaman TBMM’de Çaldağı için verilen araştırma önergesine neden karşı çıkmış ve aleyhte oy kullanmıştır? Sözlerinde samimi ise Türkiye’yi üçüncü dünya ülkesi gibi gören İngiliz şirketine Çaldağı’nda istedikleri her türlü izni veren kendi bakanının tutumunu eleştirmek zorundadır. Dünyada hiçbir ülkede uygulanmasına izin verilmeyen bir madencilik yöntemine Türkiye’de neden izin veriliyor? Türkiye’yi üçüncü dünya ülkesi yerine koymalarına siz  neden oldunuz, olmadığını ise Turgutlu halkı olarak biz gösterdik. Onları siz değil, biz halk olarak kovaladık.
Rahat değiliz ve olamayacağız
Bir diğer önemli nokta; Sayın Berber’in sivil toplum örgütlerine ve özellikle TUTSO’ya “sizler rahat olun” sözleri ile vermeye çalıştığı mesajdır. Sayın Berber’in “Mecliste sizin gibi düşünen ve sizin hasasiyetinize sahip milletvekilleriniz var zaten” şeklindeki sözleri de gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Bu sözlerle eğer Manisa milletvekili olarak kendisini kastediyorsa, o zaman dünyada hiçbir ülkede izin verilmeyen bir madencilik yöntemine Türkiye’de de izin verilmezdi. Ayrıca AKP Manisa milletvekili Selçuk Özdağ’ın “Bu madenin kefili biziz” sözlerini de hala geri almasını bekliyoruz. Çünkü kendilerinden halkın vekili olmalarını bekliyoruz. Böyle olamadıkları için bizler hiç de rahat değiliz.
Vahşi madenciliğe karşı sessiz kalmayacağız
“Bunlar yapsınlar bir görelim” şeklindeki sözleri çok manidar. Acaba TUTSO’nun aklını mı çelmeye çalışıyor sorusu akla geliyor. Çünkü bu tutumu ile TUTSO ve sivil toplum örgütlerini madene karşı çıkmayıp sessiz kalmaları için telkinde bulunmaktadır. Öncelikle böyle bir vahşi madencilik uygulamasına karşı asla sessiz kalmayacağımız bilinmelidir. Bizler bu cennet toprakların sülfürik asitten geçirilmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz.
Seçimimiz Gediz Havzası'dır
Sayın Berber konuşmasında yılda bir milyon ton sülfürik asitin çok olumsuz etkileri olacağını en iyi kendisinin bileceğini ifade etmiştir. Kendi bakanlarına bu ÇED’i nasıl onayladınız diye sormak hiç mi aklına gelmedi? Sayın Berber’in “Bu yöntemle yapamayacaklardır, daha ileri bir teknoloji uygulanmasına geçilebilir” sözleri ise çelişkilidir. Çünkü Çaldağı’nda yapılacak madencilik bizzat hükümetin onaylayıp izin verdiği bu ÇED raporundaki gibi uygulanacak, dolayısıyla başka yöntem söz konusu olmayacaktır.
Konuşmasının bir bölümünde Gördes’teki Zorlu Madencilik şirketini örnek göstermekte ve orada uygulanacak “kapalı sistem”i de savunmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla Sayın Berber’in bu sözleri bizleri rahatlatmak yerine, tam tersine daha da rahatsız etmektedir. Çünkü hem Çaldağı, hem de Gördes için ÇED raporunu hazırlayan,  ama birini “açık”, diğerini de kapalı” sistem olarak öneren ENCON Danışmanlık Şirketi'nin verdiği bu raporlar, halkı iki seçenek sunarak kandırmak ve Gediz Havzasını da sülfürik asit kullanımı için laboratuara çevirme amacına yönelik bir senaryonun ürünüdür. Bizim kendilerinden beklediğimiz, öncelikle halkın vekili olmaları ve madenin yanında değil karşısında durmalarıdır. Ayrıca dünyada hiçbir ülkede uygulanmasına izin verilmeyen bir madencilik yöntemine Türkiye’de neden izin verilmeye çalışıldığının da cevaplandırılmasını istiyoruz.
Kamuoyunca bilinmesi gereken şudur: Bizler birileri tarafından önümüze “açık mı, kapalı mı” diye konulan bu iki seçenekten birini seçmek zorunda değiliz. Bizim seçimimiz dünyanın en cennet vadilerinden olan Gediz vadisidir ve bu cennet vadinin madencilik adına kimyasal uygulamalar için feda edilmesine izin vermeyeceğiz. 
Kamuoyuna saygılarımızla..."
TURÇEP (Turgutlu Çevre Platformu)
      29 Mart 2013Çaldağı     

Yorumlar - Yorum Yaz