TURÇEP'li kadınlardan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde vahşi madenciliğe karşı kadın dayanışması

TURÇEP’li kadınlardan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde vahşi madenciliğe karşı kadın dayanışması
Bu yılki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde TURÇEP kadınları vahşi madenciliğe karşı da kadın dayanışması sergilediler.
Bu yılki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği Turgutlu’da her zamankinden farklı bir anlam ve görüntü de yansıttı. Bu yılki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde TURÇEP’in kadınları vahşi madenciliğe karşı da kadın dayanışması sergilediler.
8 Mart günü 50. Yıl Atatürk Anıtı’nda hemen hepsi de TURÇEP (Turgutlu Çevre Platformu) bileşeni olan sivil toplum örgütlerince halka açık ortaklaşa bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Cumhuriyet Kadınları Derneği Turgutlu Şubesi, Eğitim-İş ve Eğitim-Sen Turgutlu Temsilcilikleri, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, Atatürkçü Düşünce Derneği Turgutlu Şubesi, Turgutlu Bedensel Engelliler Derneği, Uluslararası Engelliler Derneği Turgutlu Şubesi, CHP Turgutlu Kadın Kolları gibi sivil toplum örgütleri tarafından yapılan ve 1 gün önce ilçede işlenen cinayet nedeniyle kadına şiddet konusunun ön plana çıktığı halka açık basın açıklamasında TURÇEP Yürütme Kurulu’nun bazı üyeleri de 8 Mart Kadınlar Günü için etkinliğe destek vermek üzere hazır bulundular.
Cumhuriyet Kadınları Derneği Turgutlu Şube Başkanı Zehra Tetik’in 8 Mart Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine ilişkin yaptığı basın açıklamasının ardından ise TURÇEP’li kadınlar alandan ayrılarak ellerinde karanfiller ile birlikte çarşı esnafını dolaşıp çalışan bayanların Dünya Kadınlar Günü’nü kutladılar. Ellerindeki karanfilleri çalışan bayanlara takdim ederek Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan TURÇEP’li kadınlar, ayrıca TURÇEP tarafından Kadınlar Günü dolayısıyla hazırlanan ve vahşi madenciliğe karşı kadın dayanışmasını vurgulayan kısa mesajın yer aldığı bildirileri dağıttı.
TURÇEP kadınları 9 Mart’ta köylerde

TURÇEP kadınları 9 Mart Cumartesi günü ise ilçe merkezine yakın köyleri dolaşarak köy kadınlarını evlerinde ziyaret edip Kadınlar Günü’nü kutladılar. Turgutlu’ya bağlı Çampınar, İzzettin ve Musacalı köylerine 4 araçla birlikte giden TURÇEP’li bayanlar, bu köylerdeki kadınlara da birer karanfil sunarak Kadınlar Günü’nü kutladılar ve TURÇEP’in Kadınlar Günü dolayısıyla hazırladığı vahşi madenciliğe karşı kadın dayanışmasını vurgulayan kısa mesajı içeren bildirileri ayrıca bu köylerde de dağıttılar.

TURÇEP'in 8 Mart Kadınlar Günü için mesajını içeren her iki bildirisi ise şöyle:
KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!

8 Mart tarihinde kadınların verdiği mücadele, tüm insanlığa önemli haklar kazandırdı. Ama insanlığa öğrettiği çok önemli şeyler de oldu. Bunlardan biri; kadınlar olmadan hiçbir mücadelenin başarıya ulaşamayacağı, diğerleri de doğadaki en kutsal değerin yaşam olduğu ve yaşamda da emeğin en yüce değer olduğu. Bu nedenle kadınların verdiği her mücadele insanca yaşama hakkı içindir. Çünkü bütün kadınlar anadır…

Şimdi yaşam hakkını savunma zamanı. Ama insanca yaşama hakkı artık sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşama hakkını da içeriyor. Çünkü; Çaldağı’ndaki maden işletmesi topraklarımızı büyük bir çevre felaketi ile tehdit ediyor. Bu maden işletmesi engellenemezse, topraklarımızı çevre felaketi, insanlarımızı da kanser tehlikesi bekliyor. Bu maden işletmesi engellenemezse, topraklarımız, geleceğimiz ve çocuklarımız tehlikede olacak. Nikel işletmesi nedeniyle, en başta kanser olmak üzere, astım, kronik bronşit ve daha bir çok hastalık kaçınılmaz hale gelecek. Vahşi madenciliğe karşı yaşam hakkı için verilen çevreci mücadele, aynı zamanda insanca yaşama hakkı için mücadele demektir.

Çaldağı’ndaki maden işletmesine karşı verilen çevreci mücadelede kadınlar da yerini almaya başladı. Çünkü kadınlar olmadan hiçbir savaş kazanılamaz. Hepimizin anası olan vatan tehlikede iken, kadınların katılımı bu tehlikeden kurtuluşu gerçekleştirdi. Bütün canlıların anası tabiat ana da tehlikede iken, şimdi kadınlar çevre mücadelesinde de yerini alıyor...

Çaldağı’ndaki maden kapatılsın, Gediz vadisi çöl olmasın!
Çaldağı’na dokunulmasın, analar ağlamasın!

TURÇEP  (Turgutlu Çevre Platformu)
İkinci bildiri
SEN “DUR” DEMEZSEN VAHŞİ MADENCİLİK FELAKETİN OLACAK!
BUNLARI BİLİYOR MUSUN?
- 18 milyon ton sülfürik asit kullanılacak, bu nedenle asit buharları oluşacak ve asit yağmurları  yağacak. Havanı, toprağını, suyunu, seni yaşatan, senin olan ne varsa kirletecek ve tahrip edecek.
- Asit ve asitte çözünmüş ağır metaller toz olup havana, bileşikler şeklinde suyuna, toprağına karışacak. Soluduğun hava, içtiğin su, yediğin yemiş sana zehir olacak, kanser olmana neden olacak. Vücut kimyan bozulacak, DNA’n kırılacak. Aklına bile gelmeyen sağlık sorunları yaşayacaksın.
- Her gün baş ağrısı ile uyanacak, alerjik rahatsızlıklar, solunum yetmezlikleri, böbrek bozuklukları yaşayacak, doktor doktor, hastane hastane gezecek ve belki de çaresiz bir derdin pençesine düşeceksin.
- Hafıza kayıpları yaşayacak, Alzheimer olacak, evinin yolunu, eşinin adını unutacaksın.
- Parkinson’a yakalanıp, yarı felç halinde titreyeceksin belki de. 
- Yeni doğan bebeklerimizde akla gelmez anormallikler oluşacak. Tepesinde bacağı, karnında gözü olan bir bebek doğurmayı hangi anne ister? Hangi baba böyle bir evladı, hangi dede veya nine böyle bir torunu olsun ister? Ama ağır metal kirlilikleri her hücremizde var olan DNA (hücrelerimizin ne yaparak bizlere özelliklerimizi kazandıracağını şifreleyen planlar) kırılmalarına neden olarak bu felaketleri bizlere yaşatabilir.
Bunlar boş sözler değil, abartı da değil, ağır metal kirliliklerinin olduğu her yerde görülen bilimsel gerçekler. Bunlar geçmişte Güney Afrika’da, Kıbrıs’ta ve başka ülkelerde yaşandı. Halkının sağlığına değer veren ülkelerde bir Nikel – Kadmiyum pilinin bile toprağı kirletmesine izin verilmez, verilemez. Piller yerel yönetimlerce hep toplatılır, neden? Yarın senin karşında bir pilin değil, koca bir dağın atıkları olacak.
Kısacası kardeşim,
Ziller senin için çalıyor! Geç olmadan aklını başına topla!
- Ovam yeşil kalsın diyorsan,
- Kanser olup acılar içinde ölmek istemiyorsan,
- Çocuklarım kısır olmasın, torunlarım hilkat garibesi doğmasın diyorsan,
- Kendi adını, evinin yolunu bile unutan biri olmak istemiyorsan,
- Sağlıklı doğum, sağlık içinde kaliteli ve insanca bir yaşam diliyorsan,
- Bu güzel vatanın bize çocuklarımızın bir emaneti olduğunu bilerek ve de torunlarımızı düşünerek Çal Dağı’na sahip çık!
İNCİTME TOPRAĞIN ALTINDA YATAN ATANI!
VE UNUTMA ON PARAYA GELECEĞİMİZİ SATANI!
     09 Mart 2013Çaldağı

Yorumlar - Yorum Yaz