CKD: Tüm anneleri Çaldağı'ndaki madene karşı çıkmaya davet ediyoruz

Cumhuriyet Kadınları Derneği Başkanı Zehra Tetik:
“TÜM ANNELERİ ÇALDAĞI’NDAKİ MADENE KARŞI ÇIKMAYA DAVET EDİYORUZ”
TURGUTLU’da vahşi madenciliğe karşı çevreci mücadeleye kadın duyarlılığı da katıldı. Birkaç ay önce ilçede kurularak faaliyete başlayan Cumhuriyet Kadınları Derneği 24 Şubat 2013 Pazar günü Yeşil Vadi Restaurant’ta düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında, Gediz vadisini tehdit eden çevresel bir felaketin önlenmesi için Çaldağı’ndaki vahşi madenciliğe karşı verilen çevreci mücadele içinde kadın duyarlılığı ve annelik duygularıyla saf tutacakları ve bunun için de TURÇEP’in bileşenlerinden biri olarak platforma katıldıklarını açıkladı.
Konu hakkında Çaldağı’ndaki madencilik faaliyetinin bugüne kadar gündeme pek fazla gelmeyen bir başka tehlikeli boyutu da nikel bileşimlerinin kanser yapıcı etkileri olduğu şeklinde ortaya konurken, basın açıklamasını yapan dernek başkanı emekli öğretmen Zehra Tetik, “Çocuklarımızın sağlıklı bir dünyada ve çevrede yaşayabilmeleri için tüm anneleri Çaldağı’ndaki bu madene karşı durmaya davet ediyorum” şeklinde kadınlara yönelik çağrıda bulundu.
Cumhuriyet Kadınları Derneği tarafından düzenlenen kahvaltılı etkinliğe 100’ün üzerinde bir katılım olduğu gözlenirken, konuklar arasında CHP Manisa Milletvekili Sakine Öz de yer aldı. Dernek Başkanı Zehra Tetik’in kısa açılış konuşmasının ardından konuklara takdim ederek tanıttığı Sakine Öz, bu etkinlikte kendisinin bugün sadece bir milletvekili değil, öncelikle bir kadın ve anne olarak yer aldığını, ama aynı zamanda bu derneğin de üyesi olan bir kadın olarak bulunduğunu belirtti. Manisa’nın cumhuriyet tarihindeki ilk kadın milletvekili ve dolayısıyla da tek kadın milletvekili olarak seçilmesinin kendisini onurlandırdığını vurgulayan CHP Manisa Milletvekili Sakine Öz, “Ülkemiz karanlık bir dönemden geçerken aydınlanma meşalesi yakarak bir aydınlanma mücadelesi içinde yer alan bu derneğin milletvekili sıfatım ile bir üyesi olmak da benim için bir diğer onurdur. Ayrıca bu derneğin bugün burada vahşi madenciliğe karşı çevreci mücadele için bir meşale daha yakacağını öğrenmiş olmanın mutluluğunu ve kadın duyarlılığıyla verilecek bu çevreci mücadele sonucunda vahşi madenciliğe geçit verilmeyeceğinin umudunu da yaşıyorum”, şeklinde bir konuşmada bulunarak, kadınların içinde yer almadığı hiçbir mücadelenin tam ve kesin olarak başarı sağlamasının mümkün olmadığını dile getirdi.
"Kadının fendi vahşi madenciliği yenecektir"
Sakine Öz, birlik ve beraberliğin de önemine dikkat çekerek, “Birlik ve beraberlik içinde olunduğu sürece, kolkola girip omuz omuza olunarak safları sıklaştırabildiğimiz sürece, özellikle bu çevre mücadelesinde annelik ruhumuz ve kadın duyarlılığımızla yaratacağımız enerjinin vahşi madenciliğe geçit vermeyeceğine inanıyorum”  şeklinde konuşmasını tamamladı.
Cumhuriyet Kadınları Derneği Turgutlu Şube Başkanı, emekli öğretmen Zehra Tetik’in yaptığı basın açıklaması ise şu şekilde:
TÜM ANNELERİ ÇALDAĞI’NDAKİ MADENE KARŞI ÇIKMAYA DAVET EDİYORUZ
“Kadının içinde olmadığı hiçbir mücadele kesin başarıya ulaşamaz. Kadınlar olmadan bir aydınlanma tam anlamıyla gerçekleşemez. Çünkü doğanın bizlere armağan ettiği annelik özelliğimiz bizleri daha duyarlı yapıyor. Hepimizin anası olan vatanımız karanlık bir dönemdeyken, aydınlanma mücadelesinde kadın duyarlılığı ve annelik duygumuzla saf tutup, Cumhuriyet Kadınları Derneği’nde buluştuk. Tüm canlıların anası olan doğa da bir tehlike ile karşı karşıya. Manisa genelinde “vahşi madenciliğe hayır” sesleri yükselmeye başlarken, çevre mücadelesi için de bir meşale yakıyoruz.
Kadın duyarlılığı ve annelik duygumuzla vahşi madenciliğe karşı saf tutuyoruz
Dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanmasına izin verilmeyen bir madencilik yöntemi Çaldağı’nda uygulanmak isteniyor. Bu maden nedeniyle geleceğimiz ve çocuklarımızın yaşamı tehlikede olacak.Bu maden nedeniyle Gediz Havzası çöle dönüşebilir. Böyle tehlike karşısında sessiz ve duyarsız kalmamız düşünülemez. Bu nedenle Turgutlu Çevre Platformu’na bileşeni olarak katılıp, çevre mücadelesinde kadın duyarlılığımız ve annelik duygularımızla saf tutmaya karar verdik.
Vahşi madenciliğe karşı mücadelede kadınlara çok büyük görev ve sorumluk düşüyor. Çünkü Çaldağı’nda uygulanmak istenen madencilik yönteminin sanılandan çok daha büyük bir tehlike içerdiğini, çevresel felaketin boyutlarının çok daha vahim olduğunu fark ettik. Bugüne kadar yaşanılan çevresel tehdidin tüm boyutları her yönüyle ortaya konulamamıştı. Ancak kadının da içinde yer aldığı bir aydınlanma tam olabiliyor. İşte bizler çevre mücadelesi için bir meşale yakarken, yaratacağımız bu aydınlanma ile bu basın toplantısında tehlikenin bu boyutunu da gözler önüne sermek istedik.
Tehlike sanılandan çok daha vahim, boyutları da çok daha büyük
Bugüne kadar sadece Çaldağı’nda yapılan orman katliamının getireceği zararlar ve sülfürik asitle nikel madeni çıkarmanın nasıl büyük bir çevre felaketi yaratacağı biliniyordu. Ancak konuya kadın duyarlılığı ile yaklaşıldığında, tehlikenin sanılandan çok daha büyük olduğu görülüyor. Ulaştığımız bilgiler ve raporlar; nikel bileşimlerinin insanlarda kanser yapıcı etkileri olduğunu gösteriyor. Yani tehlike sadece sülfürik asit kullanımı değil, aynı zamanda nikel bileşimlerinin kanser yapıcı etkileri olması tehlikenin bir başka boyutu. Çünkü Çaldağı’nda uygulanacak madencilik yöntemi nedeniyle havaya, suya ve toprağa nikel tozlarının karışacağı, bunun da önlenmesi imkânsız olduğu görülmektedir. Bu durum da özellikle kanser tehlikesini kaçınılmaz bir tehdit haline getirecektir.
Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa’nın nikel madenciliğinin insan sağlığı üzerindeki zararlarına ilişkin yaptığı çalışma, gerçekten de insanlık adına çok saygıdeğer bir çalışma. Ayrıca 2005 yılında Amerika’da yayınlanan “Halk Sağlığı Bildirisi”nde de tehlikenin korkunçluğu ortaya konulmaktadır ve böyle bir tehdit karşısında bizi daha duyarlı ve sorumlu davranmaya yöneltiyor. Amerika Çevre Koruma Dairesi’nin talebiyle İnsan Sağlığı ve Hizmetleri Dairesi Halk Sağlığı Servisi-Toksit Maddeler Hastalık Kayıt Merkezi tarafından 2005’te hazırlanan “Halk Sağlığı Bildirisi”, nikele maruz kalmanın insanlarda kansere neden olduğunu belirtiyor. Bu raporda; ham nikele maruz kalmanın ilk etapta akciğer kanseri, burun ve sinüs kanserleri, akciğer yetersizliği ve kronik bronşit gibi hastalıklara neden olduğu belirtilirken, çocukların daha anne karnındayken veya emzirme sırasında anne sütünden bu hastalıkları kapacağı ve bu yollarla nikele maruz kalacağı vurgulanıyor. İşte sorunun bu boyutu da bizleri anneler olarak bu madene karşı çevre mücadelesinde saf tutmaya zorlamaktadır.
Yetkililere anneler olarak sesleniyoruz: Çaldağı’ndaki maden kapatılsın!
Çaldağı’ndaki maden nedeniyle yaşanacak çevresel felaketin boyutlarının sanılandan çok büyük olduğu görülüyor. Amerika Halk Sağlığı Merkezi’nce nikele maruz kalmanın kanser yapıcı etkileri olduğunu anlatan raporu dileyen kuruluşlarla paylaşabiliriz. Hatta Prof. Dr. Ali Osman Karababa’nın Çaldağı için hazırladığı raporu da kamuoyu ile her fırsatta paylaşacağız. Yaşanacak çevresel felaketin boyutlarının ne kadar büyük olduğunu halkımıza anlatabilmek için gerektiğinde ev ev dolaşarak kadınlarımızı bilgilendireceğiz. Bu çalışmalarımızda dünyanın 7 tarım harikasından biri olan Gediz Havzası’nın doğanın bizlere armağan ettiği asıl hazine olduğunu da halkımıza anlatacağız.
Vahşi madenciliğe geçit vermeyecek, Çaldağı’ndaki bu maden işletmesine anneler olarak izin vermeyeceğiz. Tüm anneleri Çaldağı’ndaki bu madene karşı çıkmaya beklerken, devlet yetkililerini de bu maden işletmesinin kapatılması için bu kez anneler olarak göreve davet ediyoruz. Saygılarımızla…
      24 Şubat 2013Çaldağı     
Raporları okumak için tıklayınız
  Prof. Dr. Ali Osman Karababa - Nikel Madenciliği ve İnsan Sağlığına Etkileri
  Amerika Çevre Koruma Dairesi - Nikel Hakkında Halk Sağlığı Bildirisi
  Amerika Çevre Koruma Dairesi raporunun İngilizce orijinal metni