TURÇEP: Bu madeni savunmayı artık 'insanlık suçu' sayacağız!

25 Kasım 2012 Bilgilendirme Paneli Sonuç Bildirgesi:
BU MADENİ SAVUNMAYI ARTIK 
‘İNSANLIK SUÇU’ SAYACAĞIZ!
Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP),  25 Kasım Paneli Sonuç Bildirgesi’ni açıkladı. Dün akşam (08 Ocak Salı 2012) yapılan yürütme kurulu toplantısında, sonuç bildirgesinin panel sonrası gelişmelerin de değerlendirilmesi ışığında açıklanması kararı alınarak, hem panelle ilgili, hem de panel sonrası gelişmeleri de içeren bir ‘Sonuç Bildirgesi’ yayınlandı. Buna göre; TURÇEP Yürütme Kurulu imzasıyla basına yazılı olarak yapılan açıklamada, Çaldağı’ndaki madeni savunmanın artık TURÇEP tarafından bir 'insanlık suçu' sayılacağı belirtildi.
TURÇEP’in açıkladığı 25 Kasım 2012 Bilgilendirme Paneli Sonuç Bildirgesi şöyle:
“Basın ve kamuoyuna,
TURÇEP tarafından düzenlenen 25 Kasım 2012 tarihindeki panele konuşmacı olarak Prof. Dr. İsmail Duman, Prof. Dr. Ali Osman Karababa, Prof. Dr. Ümit Erdem, Jeoloji Yük. Müh. Tahir Öngür ve İzmir Orman Mühendisleri Odası Başkanı Kenan Öztan katılmışlar, panel büyük bir başarıyla sonuçlanmış, halkımızdan oldukça yoğun bir ilgi görmüştür. Salonda oturacak yer bulamayanların bir kısmının ayakta, bir kısmının da dışarıdan izlemeye çalıştıkları görülmüştür.
  Maden şirketi gerçeklerin ortaya konmasından kaçmıştır!
— Defalarca davet etmemize rağmen, maden şirketi temsilcilerinin panele katılmayışları, bizim ve bilim adamlarının iddialarına karşılık söyleyecek hiçbir sözleri olmadığını göstermiştir. Şirket temsilcileri veya getirecekleri bilim adamları en azından ÇED raporuna dayanarak da bu madencilik projesini savunmaya çalışabilirdi. Bu tutumları, Çaldağı için verilen ÇED raporunun bilimsellikten yoksun olduğunu da bir kez daha ispat etmiş ve neden herkesten habersizce alındığı da anlaşılmıştır.
  Gediz Vadisinin yok edilmesine izin vermeyeceğiz!
— Panelde Gediz vadisinde toprağın üstünün altından çok daha değerli olduğu, bu madeninse ülkemiz ve halkımıza hiçbir gerçek getirisinin olmadığı ortaya konulmuştur. Buna karşılık maden işletmesinin ciddi bir çevre felaketi içerdiği, insan sağlığı açısından en başta kanser gibi tehlikeli hastalıklara neden olacağı, yöremizin tüm su kaynaklarının maden işletmesinin ihtiyacı için tüketileceği ve ciddi su sıkıntısı yaşanacağı panelde bilimsel verilerle vurgulanmıştır. Ayrıca Gördes’te de "kapalı sistem"le uygulanmak istenen nikel işletmesi ile birlikte Çaldağı ve Gördes madencilik uygulamalarında sülfürik asit kullanımı nedeniyle söz konusu çevre felaketinin tüm Gediz havzasını kapsayacağı bilimsel olarak gösterilmiştir.
  Yalanlara geçit vermeyeceğiz!
— Finlandiya’daki Talvivaara nikel işletmesi hakkındaki gerçekler de ortaya çıkmış, bu örneğin maden şirketince sadece halkımızı kandırmak amacıyla kullanıldığı anlaşılmıştır. 29 Kasım 2012 tarihinde Talvivaara maden işletmesinin yarattığı çevre tahribatı nedeniyle hükümet yetkililerince uzun süreli olarak faaliyetinin durdurulması da, Çaldağı’nda uygulanmak istenen madencilik projesinin dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanmadığı ve uygulanmasına izin verilmediği gerçeğini bir kez daha ispatlamış, böylece VTG Madencilik’in bir oyunu daha bozulmuştur.
  Maden şirketi imajını düzeltme peşinde!
VTG Madencilik’in tüm çabasının “bilgi kirliliği yaratarak hem halkı, hem de devleti kandırmak" şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Panele katılmayışları, “kaçmış” sayıldıklarından halkın gözünde itibar kaybetmelerine neden olmuştur. Ayrıca örnek diye gösterdikleri Finlandiya’daki maden işletmesinin kapatılmasının ardından da paniğe kapılan maden şirketi, halkın gözünü boyayabilmek için imajını yenileyip makyaj tazeleme yoluna başvurmaya, bu amaçla bazı gazetelere reklam haberler yaptırmaya başlamıştır.
— Maden şirketinin, Çaldağı konusunu çevresel bir konu olmaktan çıkarıp özellikle siyasi yöne kaydırmaya, bazı siyasiler ile milletvekillerini kandırıp iyi niyetlerini kullanarak, böylece sorunu siyasi bir konu gibi göstermeye çalıştığı gözlenmiştir.
S O N U Ç :
  Bu madeni savunmayı “insanlık suçu” sayacağız!
— Halkın ve ilçedeki sivil toplum örgütleri ile siyasi partilerin Çaldağı’ndaki maden işletmesini istemediği, devletten de bu yönde gerekli girişimleri yapmasını beklediği ortaya çıkmıştır. Böylece maden şirketine bir kez daha Çaldağı’ndaki katliamı durdurması çağrısı yapılarak, devlet yetkililerinin de madenin kapatılması için göreve davet edilmesine, ayrıca bundan sonra bu maden şirketini savunacak her kesimin uyarılarak kınanmasına karar verilmiştir.
— Bütün bu sonuçlara bağlı olarak; Çaldağı’ndaki bu maden işletmesini ve bu madencilik yöntemini savunmanın bundan böyle TURÇEP tarafından “insanlık suçu” sayılacağını kamuoyuna saygılarımızla açıklıyoruz.”
09 Ocak 2013         
T U R Ç E P           
(Turgutlu Çevre Platformu)

Yorumlar - Yorum Yaz