TURÇEP ve GÖRÇEV çevreci mücadelede kolkola yürüyor

Gördes'teki nikel işletmesi ve sülfürik asit projesine karşı mücadele veren GÖRÇEV de çevreci mücadele için TURÇEP'le elele veriyor

Ülkemiz, yeni madencilik yasası ile çevre ve insan sağlığını tehdit eden bir madencilik anlayışının yol açtığı çevresel tehditlerle adeta kuşatılmışken, yerel halk ve çevreciler mücadelelerinde kararlı. Ülkenin her köşesinde insanların ortak yaşam alanlarını tehdit eder hale gelen vahşi madenciliğe karşı mücadele her geçen gün bu kararlılıkla daha da gelişiyor. Günümüzde madencilikten çok, doğa ve insan yaşamı için çevresel bir tehdit haline dönüşen bu madencilik anlayışına karşı daha kararlı ve güçlü mücadele açısından çevreciler de bu bilinçle kenetlenmeye başladı. Son örneklerden biri de, birkaç yıldır Gördes’te faaliyete sokulmak istenen nikel işletmesine karşı mücadele vermekte olan yöre insanlarının oluşturduğu Gördes Çevre, Kültür ve Tarih Derneği GÖRÇEV’in, TURÇEP ile birlikte hareket etme kararı oldu.

TURÇEP temsilcileri 2011 yılı Temmuz ayında destek için Gördes Çiçekli beldesindeydi
 

Geçtiğimiz aylarda Salihli’deki GEMA Vakfı’nın TURÇEP’e katılmasının ardından, “Gün vahşi madenciliğe karşı mücadele günü, daha güçlü mücadele için kenetlenme günü” diyerek GÖRÇEV’in de TURÇEP’le bileşen olarak katılarak güçbirliği oluşturma kararı, çevre mücadelesine güç katan bir gelişme daha oldu. GÖRÇEV temsilcileri, alınan kararda, ayni ilde, benzer kapasitede ve aynı tür nikel işletmeciliğine karşı yürütülen Gördes ve Turgutlu’daki mücadelenin doğal bir ortak mücadele platformu yaratmasının da etken olduğunu belirttiler.

“Gediz vadisinin çöl olmayacağına inancımız pekişti”

Bu gelişmeyi mutlulukla karşıladıklarını belirten TURÇEP yetkilileri, GÖRÇEV’in bileşenlerinden biri olma kararının kendilerini onurlandırdığını vurgularken, şu açıklamada bulundular: “Atılan bu adım, vahşi madenciliğe karşı çevreci mücadelenin gelişmesi açısından toplumda bir ‘uyanış’ ve ‘sağduyu’nun da harekete geçtiğini anlatıyor. GÖRÇEV bu sağduyulu kararla ayrıca “birlikten kuvvet doğar” felsefesini de çevreci mücadele içinde geliştiren bir anlayışa katkı sunuyor. Bizler zaten kendimizi Gördes ile bir bütünün parçaları gibi görüyorduk. Dolayısıyla bu karar bizleri bir bütünün parçaları olmaktan, bütünleşmeye götüren, güçlendiren bir adım oldu.”

GÖRÇEV, 5 Haziran 2012'de TURÇEP'in yaptığı basın açıklaması sırasında Turgutlu'da.

“Birlikteliğimiz vahşi madenciliği yenecektir”

GÖRÇEV ve TURÇEP yetkililerinin yaptıkları ortak açıklamada şöyle denildi: “Bu kararla aynı zamanda oynanmak istenen tuzaklara düşmeyeceğimizi de gösterdik. Gördes ve Turgutlu, nikel madeni projelerinde sülfürik asit kullanımına karşı verdikleri mücadelede adeta bir kader birliği yapıyor. Çünkü Çaldağı için de Gördes için de ÇED raporu düzenleyen aynı şirket, ENCON Danışmanlık Şirketi. Şirket; aynı tür nikel işletmesi için verdiği ÇED raporlarında iki farklı kararla, Çaldağı için “açık”, Gördes için ise “kapalı” yöntemin uygulanmasını istiyor. Açıkçası,  dünyanın en bereketli 7 tarım harikasından olan Gediz vadisi madencilikte sülfürik asit projesinin bir laboratuarına dönüştürülmek, halkımız da böyle bir laboratuarda gönüllü kobaylık yapması için biri “açık, diğeri “kapalı” iki seçenek sunularak kandırılmak isteniyor. Ayrıca Gördes Nikel İşletmesinin İzmir’e içme suyu sağlayan dört barajda yol açacağı kirlilik de görmezden gelinerek, 3 milyon İzmirlinin sağlığı ile adeta oynanmak isteniyor.

Bugün ülkemizin her yanında çevresel tehdit haline gelen vahşi madenciliğe karşı verilen mücadele, bu madencilik anlayışına prim veren günümüzdeki madencilik yasasına karşı mücadeleyi de kapsıyor. GÖRÇEV ve TURÇEP’in güçlerini birleştirmesi, vahşi madenciliğe geçit verilmeyeceğine olan inancımızı daha da pekiştirmiştir.”

TURÇEP (Turgutlu Çevre Platformu), GÖRÇEV (Gördes Çevre, Kültür ve Tarih Derneği)

 

      22 Eylül 2012Çaldağı   
 
GÖRÇEV ile ilgili tüm haberleri izlemek için tıklayınız:    GÖRÇEV web sayfası